Murat
New member
[color=]Melâmîlik: Düşünceler ve Tarikatlar Arasında Bir Komik Kaos[/color]
Herkese selam! Bugün biraz farklı bir konuya değinmek istiyorum: Melâmîlik! Evet, evet, doğru duydunuz. Hani o eski tarikatlar, mistik akımlar, kısacası “ne olur, bir tarikat kurmak istiyorum ama biraz eğlenceli ve sıradışı olsun” diyenlerin, “Ben bir Melâmîyim” diyerek kafalarını kaldırıp, hoş bir şekilde gülümsedikleri akım. Hazır mısınız? O zaman bağlayın kemerleri, çünkü bu yazı biraz kafa karıştırıcı ama aynı zamanda gülümsetici olacak!
Melâmîlik, görünüşte ciddiye almanız gereken bir konu gibi görünebilir. Ancak, bana sorarsanız, bu tarikatın mantığı, bir grup insanın 'biz felsefe yapıyoruz ama bazen normal hayatın kurallarını unutuyoruz' diyerek neşeli bir şekilde toplanıp, 'Dünya ne kadar saçma, biz de o kadar saçma' diyerek mutlu olmalarıyla şekilleniyor gibi! Şimdi gelin, biraz bu akımın derinliklerine inelim, ama tabii ki eğlenceli ve bol esprili bir şekilde!
[color=]Melâmîlik Nedir? Kısaca Bir Giriş[/color]
Melâmîlik, 13. yüzyılda Anadolu'da ortaya çıkan, daha çok tasavvufi bir düşünce akımı. Bu akımda, insanlar Allah'a yaklaşmanın yollarını ararken, dış dünyadaki kuralları pek umursamayan, yaşamı daha "başka" bir açıdan gören insanlardır. Hani, bir bakıma bu insanlar, "Sosyal kurallar ve gelenekler? Pfffttt, biz buna ‘kendi yolumuzu bulma’ diyoruz," derler gibi. Yani aslında bir çeşit "sıradan hayatı ters köşe yapma" tarikatı.
Bu akımın temelinde şu felsefi görüş var: “Kendini bilmek, dünyaya sıradan bir gözle bakmamak, ilahi olanı aramak ama bunu bazen biraz absürt yollarla yapmak.” Şimdi, bunu duyduğunuzda ne dersiniz? “Bunu ne zaman yapabiliriz, çünkü hayat sıkıcı!” diyenlerden misiniz? Eğer öyleyseniz, işte Melâmîlik tam size göre! Ancak bu akımın, geleneksel İslam tarikatlarından farkı, insanın daha rahat ve samimi bir şekilde yaşamayı tercih etmesidir.
[color=]Melâmîlik ve Şaşırtıcı Ciddiyet[/color]
Evet, işin komik kısmı burada başlıyor. Melâmîler, kendi aralarında o kadar derin felsefi konuşmalar yaparlar ki, dışarıdan bakan birinin, “Aman Tanrım, bu insanlar gerçekten ciddi bir şeyler söylüyorlar mı?” diye sorması gayet normal olurdu. Çünkü bir Melâmî, diğerleri gibi camiye gidip namaz kılmak yerine, bazen kural dışı bir şekilde sokaklarda dolaşır ve kendi iç dünyasında "gerçeklik" hakkında derin düşüncelere dalar.
Erkekler açısından baktığımızda, Melâmîlik biraz da "Çözüm odaklıyız ama asıl hedef ne?" diye soran bir tür stratejik yaklaşımdır. Hani, "Bir çözüm arıyoruz ama zaten hayatın kendisi çözülmüş, biz de biraz gülüp eğleniyoruz" anlayışı. Onlar, tasavvufun esaslarını ciddiyetle uygularlarken, bu "gerçeklikten kaçış" hali, aslında günlük yaşamın karmaşasından bir tür espriyle uzaklaşmak gibidir.
Şimdi, erkeklerin "her şey çözülmeli, net olmalı" yaklaşımına biraz ters düşebilir ama Melâmîler, hayatı olduğu gibi kabullenirler. Bazen gülümsemek, bazen bir çığlık atmak, bazen de sosyal kuralları delip geçmek, bu akımın içinde olan bir davranış biçimidir. Bunu düşündüğünüzde, "Bunu yapabilmek için biraz eğlenceli olmak gerek, değil mi?" diye düşünmüyor musunuz?
[color=]Kadınların Melâmîlikle İlgili Empatik Bakışı[/color]
Kadınlar ise Melâmîlik ile daha empatik ve ilişki odaklı bir bağ kurarlar. Çünkü Melâmîlikteki "normal olanı reddetme" durumu, bazen insanın içsel huzurunu bulmasında ve ilişkilerini derinleştirmesinde yardımcı olabilir. Yani, Melâmî kadınlar, toplumun onlara dayattığı kalıplardan çok, kendi iç dünyalarındaki dengeyi bulmaya odaklanır. Bu da daha çok duygusal bir açılım sağlar.
Bundan tam olarak ne kastettiğimi sormak ister misiniz? Şöyle ki: Melâmîlik, kadının içsel dünyasında var olan "görünmeyeni görmek" ve "görünmeyeni hissetmek" temasıyla da oldukça örtüşür. Kadınlar için Melâmîlik, bir bakıma duygusal özgürlük ve kendini ifade etme biçimidir. Yani, bazen kuralları yıkmak, bazen ise normlara meydan okumak, aslında bir nevi "ben kimim" sorusunun cevabını bulmak gibidir. Melâmî kadınlar, toplumun görünmeyen yüzünü bulmaya çalışırken, biraz eğlenceli, biraz da yaratıcı bir şekilde yaşamaya çalışırlar. Bunu yaparken de başkalarına empati gösterirler.
[color=]Melâmîlik: Bir Tarikat mı, Bir Yaşam Tarzı mı?[/color]
Peki, şimdi biz ne yapalım? Melâmîlik bir tarikat mı, bir yaşam tarzı mı? İşin eğlenceli tarafı, Melâmîlik bu ikisinin arasındaki sınırları bambaşka bir boyuta taşır. Tarikat kurallarını bazen yıkmak, bazen de o kurallarla dans etmek. Zaten Melâmîlerin "normal" olmayı reddetmeleri, onları hem sıradışı hem de eğlenceli kılar.
Melâmîlik, hayatın karmaşasına neşeyle yaklaşan, bazen komik bazen de derin düşünceleriyle insanları şaşırtan bir akımdır. Dışarıdan bakan birinin, "Neden bir tarikat var da, hayat niye bu kadar eğlenceli?" diye düşünmesi normaldir. O yüzden şunu soruyorum: Sizin gözünüzde Melâmîlik tam olarak nedir? Bir tarikat mı, yoksa sadece "kendi yolunu bulan" insanlar mı? Yorumlarınızı bekliyorum!
Hadi bakalım, eğlenmeye devam edelim!
Herkese selam! Bugün biraz farklı bir konuya değinmek istiyorum: Melâmîlik! Evet, evet, doğru duydunuz. Hani o eski tarikatlar, mistik akımlar, kısacası “ne olur, bir tarikat kurmak istiyorum ama biraz eğlenceli ve sıradışı olsun” diyenlerin, “Ben bir Melâmîyim” diyerek kafalarını kaldırıp, hoş bir şekilde gülümsedikleri akım. Hazır mısınız? O zaman bağlayın kemerleri, çünkü bu yazı biraz kafa karıştırıcı ama aynı zamanda gülümsetici olacak!
Melâmîlik, görünüşte ciddiye almanız gereken bir konu gibi görünebilir. Ancak, bana sorarsanız, bu tarikatın mantığı, bir grup insanın 'biz felsefe yapıyoruz ama bazen normal hayatın kurallarını unutuyoruz' diyerek neşeli bir şekilde toplanıp, 'Dünya ne kadar saçma, biz de o kadar saçma' diyerek mutlu olmalarıyla şekilleniyor gibi! Şimdi gelin, biraz bu akımın derinliklerine inelim, ama tabii ki eğlenceli ve bol esprili bir şekilde!
[color=]Melâmîlik Nedir? Kısaca Bir Giriş[/color]
Melâmîlik, 13. yüzyılda Anadolu'da ortaya çıkan, daha çok tasavvufi bir düşünce akımı. Bu akımda, insanlar Allah'a yaklaşmanın yollarını ararken, dış dünyadaki kuralları pek umursamayan, yaşamı daha "başka" bir açıdan gören insanlardır. Hani, bir bakıma bu insanlar, "Sosyal kurallar ve gelenekler? Pfffttt, biz buna ‘kendi yolumuzu bulma’ diyoruz," derler gibi. Yani aslında bir çeşit "sıradan hayatı ters köşe yapma" tarikatı.
Bu akımın temelinde şu felsefi görüş var: “Kendini bilmek, dünyaya sıradan bir gözle bakmamak, ilahi olanı aramak ama bunu bazen biraz absürt yollarla yapmak.” Şimdi, bunu duyduğunuzda ne dersiniz? “Bunu ne zaman yapabiliriz, çünkü hayat sıkıcı!” diyenlerden misiniz? Eğer öyleyseniz, işte Melâmîlik tam size göre! Ancak bu akımın, geleneksel İslam tarikatlarından farkı, insanın daha rahat ve samimi bir şekilde yaşamayı tercih etmesidir.
[color=]Melâmîlik ve Şaşırtıcı Ciddiyet[/color]
Evet, işin komik kısmı burada başlıyor. Melâmîler, kendi aralarında o kadar derin felsefi konuşmalar yaparlar ki, dışarıdan bakan birinin, “Aman Tanrım, bu insanlar gerçekten ciddi bir şeyler söylüyorlar mı?” diye sorması gayet normal olurdu. Çünkü bir Melâmî, diğerleri gibi camiye gidip namaz kılmak yerine, bazen kural dışı bir şekilde sokaklarda dolaşır ve kendi iç dünyasında "gerçeklik" hakkında derin düşüncelere dalar.
Erkekler açısından baktığımızda, Melâmîlik biraz da "Çözüm odaklıyız ama asıl hedef ne?" diye soran bir tür stratejik yaklaşımdır. Hani, "Bir çözüm arıyoruz ama zaten hayatın kendisi çözülmüş, biz de biraz gülüp eğleniyoruz" anlayışı. Onlar, tasavvufun esaslarını ciddiyetle uygularlarken, bu "gerçeklikten kaçış" hali, aslında günlük yaşamın karmaşasından bir tür espriyle uzaklaşmak gibidir.
Şimdi, erkeklerin "her şey çözülmeli, net olmalı" yaklaşımına biraz ters düşebilir ama Melâmîler, hayatı olduğu gibi kabullenirler. Bazen gülümsemek, bazen bir çığlık atmak, bazen de sosyal kuralları delip geçmek, bu akımın içinde olan bir davranış biçimidir. Bunu düşündüğünüzde, "Bunu yapabilmek için biraz eğlenceli olmak gerek, değil mi?" diye düşünmüyor musunuz?
[color=]Kadınların Melâmîlikle İlgili Empatik Bakışı[/color]
Kadınlar ise Melâmîlik ile daha empatik ve ilişki odaklı bir bağ kurarlar. Çünkü Melâmîlikteki "normal olanı reddetme" durumu, bazen insanın içsel huzurunu bulmasında ve ilişkilerini derinleştirmesinde yardımcı olabilir. Yani, Melâmî kadınlar, toplumun onlara dayattığı kalıplardan çok, kendi iç dünyalarındaki dengeyi bulmaya odaklanır. Bu da daha çok duygusal bir açılım sağlar.
Bundan tam olarak ne kastettiğimi sormak ister misiniz? Şöyle ki: Melâmîlik, kadının içsel dünyasında var olan "görünmeyeni görmek" ve "görünmeyeni hissetmek" temasıyla da oldukça örtüşür. Kadınlar için Melâmîlik, bir bakıma duygusal özgürlük ve kendini ifade etme biçimidir. Yani, bazen kuralları yıkmak, bazen ise normlara meydan okumak, aslında bir nevi "ben kimim" sorusunun cevabını bulmak gibidir. Melâmî kadınlar, toplumun görünmeyen yüzünü bulmaya çalışırken, biraz eğlenceli, biraz da yaratıcı bir şekilde yaşamaya çalışırlar. Bunu yaparken de başkalarına empati gösterirler.
[color=]Melâmîlik: Bir Tarikat mı, Bir Yaşam Tarzı mı?[/color]
Peki, şimdi biz ne yapalım? Melâmîlik bir tarikat mı, bir yaşam tarzı mı? İşin eğlenceli tarafı, Melâmîlik bu ikisinin arasındaki sınırları bambaşka bir boyuta taşır. Tarikat kurallarını bazen yıkmak, bazen de o kurallarla dans etmek. Zaten Melâmîlerin "normal" olmayı reddetmeleri, onları hem sıradışı hem de eğlenceli kılar.
Melâmîlik, hayatın karmaşasına neşeyle yaklaşan, bazen komik bazen de derin düşünceleriyle insanları şaşırtan bir akımdır. Dışarıdan bakan birinin, "Neden bir tarikat var da, hayat niye bu kadar eğlenceli?" diye düşünmesi normaldir. O yüzden şunu soruyorum: Sizin gözünüzde Melâmîlik tam olarak nedir? Bir tarikat mı, yoksa sadece "kendi yolunu bulan" insanlar mı? Yorumlarınızı bekliyorum!
Hadi bakalım, eğlenmeye devam edelim!